18 Kasım 2009 Çarşamba

Elektrigin 'Baba'sı


1991 yılında Londra'daki Bilim Müzesi,Micheal Faraday'ın doğumunun ikiyüzüncü yılını kutlamak amacıyla yapıldı.Orada duran heykelin altındaysa şu sözler yazıyordu;

'Bugün kullandığımız bütün elektrikli aletler 1791-1867 yılları arasında yaşamış olan Micheal Faraday'ın temel buluşlarına dayanmaktadır.'

Bu hiçte abartılı bir ifade değildi.Zira Faraday'ın elektrik ve manyetizma alanlarındaki deneyleri,bugünün elektriğe bağımlı endüstrisinin tamamının temelini oluşturmaktadır.Ayrıca günümüz toplumu sahip olduğu pek çok lüks ve hayat kurtarıcı araç ve gereç için ona ne kadar minnet duysa azdır.Doğru dürüst bir üniversite eğitimi bile almamış bu Britanyalı bilim adamı elektriğin babası olarak anılmayı sonuna kadar haketmiştir..

Tıbbın Büyülü Işınları


''1895'te Alman bilim adamı Wilhelm Conrad Röntgen(1845-1923) bütün dünyayı şaşırtan ve tıpta da büyük etki yaratan yeni bir ışın türü belirledi.Röntgen ışınlarının, günümüzde daha çok bilinen adıyla 'X-ışınlarının'' keşfi,bilimsel araştırmalarda şansın oynadığı önemli rolün kusursuz bir örneğidir.Bu olay,Pasteur'ün 'şans yanlızca ona hazır olana iltimas geçer' sözünün de doğrulanışı gibidir.''

''Röntgen'de bu büyük buluşundan ötürü 1901 de verilen ilk Noben Fizik Ödülü'nün haklı sahibi oldu.Çünkü ilk defa birisi,canlı ve sağlıklı br insanın kemiklerini gösteriyordu!Bunun yanı sıra röntgen X-ışınlarının fotograf filminde kararmaya yol açtığını buldu ve kendisinin çektiği,karısının elinin kemikleri ve evlilik yüzüğünü de gösteren fotoğraf,X-ışımlarıyla çekilmiş ilk gerçek fotoğraf oldu..''

11 Kasım 2009 Çarşamba

Einstein'nin Özel ve Genel Görelelik Kuramı Üzerine..


-Hereketli bir cismin hızı arttıkca,bir yandan boyu kısalır,bir yandansa kutlesi artar.Isık hızına ulaştığındaysa kütlesi sonsuz olurken boyuysa farkedilemez.Bu kulağa cok saçma gelebilir.Hatta bu fikir sağduyuya tümüyle ters gibi görünebilir.Ne var ki sağduyu sadece gündelik olaylar söz konusu olduğunda geçerlidir..(Normal koşullarda ısık hızına sahip cisimleri göremeyiz)
-Klasik fiziğe göre,yüklü parçacıklar hareket ederken manyetik bir alanla ilişkidedirler.Burada Einstein devreye girer ve şu soruyu sorar.'Neye göre hareket ederken?'İşte Einstein'in soylemek istediği seyde bu!Hiç bir cismin mutlak hızı bulunamaz.Çünkü evrende herşey hareket eder.Örneğin;araba->Dünya->Samanyolu->evren->.. bu boyle gider..Dünya Güneş'in etrafında 108.000 km hızla dönmekte.Güneş,Güneş Sisteminde Samanyolu Galaksisi'nin etrafında 500.000 km hızla,Samanyolu Galaksisiyse Evrende 2.300.000 km hızla yol almaktadır.Hepimizin kozmozda nefes kesen bir hızla dönüp durduğumuza kuşku yok.Ne var ki bunu günlük hayatımızda algılayamıyoruz.Neticede Einstein'a göre Mutlak hız diye birsey yoktur.Bir cismin mutlak hızı ancak referans alınarak bulunabilir..
-30 cm lik bi cetvel ışık hızının yarısı hızda(saniyede 150.00km)yol alırken uzunluğu yaklaşık 27 cm ye düşüyor.Işık hızının 3/4 u hıza ulaştığında ise 20 cm ye kadar düşüyordu.Işık hızında ise ortada cetvelin boyu diye birsey kalmıyordu!!